Şubat 2010 Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz « Ara 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 Kategoriler
İlgili Etiketler
7 adblock aero atatürk ati bayram boot canias chrome compiz cumhuriyet erkan ext4 facebook firefox gemsan gitar Gnome google gp5 guitar pro internet iso iş görüşmesi jackalope jaunty linux linux masası lynx mbr mozilla ntfs pardus pidgin privoxy proxy slax tab ubudsl ubuntu virtual box vista windows yazar
Linux Gezegeni- Devrim Gündüz: Muğla'ya yağmur yağıyor 9 Şubat 2010
- Necdet Yücel: Muğla'ya kar yağmıyor 9 Şubat 2010Akademik Bilişim başlamadan klasik yazımı yazayım ;) Muğla'da hava pek güzel, kar yağmıyor. Fırsat kaçmadı yarın başlıyoruz.
- Murat Koç: nexus one ve htop 9 Şubat 2010nexus one üzerinde htop ve pixelpipe denemesi nexus one htop
- Özgür Kuru: Mysql karakter seti değiştirme (php script) 8 Şubat 2010Büyük bir veri tabanının karakter setlerini değiştirmeniz gerekebilir. Bende böyle bir ihtiyaç için küçük bir php script yazdım. Lazım olabilecekler için script indirebilir. Daha iyi bir yöntem biliyor iseniz dürtmekten çekinmeyiniz…
- LKD YK: “Bilişim Dergi”de özgür yazılım yazısı yayınlandı 8 Şubat 2010Geçtiğimiz ay ortasında, İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Kulübü, gönüllü olarak çıkardıkları elektronik dergi için derneğimizle bağlantıya geçerek; özgür yazılım ve Linux konusunda yazı eksikleri olduklarını belirterek yardım rica ettiler. Dernek üyelerimizden Fevzi Daş da, dergi için DimDim Web Konferans Sistemi’ni anlatan bir yazı hazırladı. Yazı […]
-
Blog Stats
- 7,144 hits
Arşivler
As I read the personal opinions and reviews of other Ubuntu users, I see that people are not satisfied as expected. Some old drivers are not working, some new problems start from out of nowhere, and improvements can not cover it all.
First of all, I’ve got an NTFS disk and I store my all my music, video and any other files on that disk. Whatever I did; expect one thing that I’ll soon write down, Ubuntu hasn’t mounted that disk at start. The simplest example, my wallpapers are on that disk, too. And everytime I start Ubuntu I see an orange colour screen until I open Computer and double click disk icon.
Solution is; first check tow packages if installed on your system (one comes installed as default actually); ntfs-3g and ntfs-config, than you need the program pySDM (which SDM stands for Storage Device Manager). After installing that program you need to select your disk from its interface and and click assistance.

After that you must select the checkboxes like this:

Your problem is solved; so does mine. (Source: MakeTechEasier)
I mentioned about problems, for example one thing I like very much in Ubuntu is screenlets. My screenlets just doesn’t run. Some people get some error messages like mine. But I couldn’t figure it out to start them. I re-installed (removed the configuration files also) it but it doesn’t work. It was just working on 8.10? What happened since then.
I insalled Gnome-do a few days ago. I don’t want it to start on boot, but it does. First I changed its settings to not to leoaad on startup. It still does. Then I opened “Startup Applications”, called “Başlangıç Uygulamaları” in Turkish. And unchecked it, nop. It didn’t work. So I removed it from my system.
Firefox does not upgrade to 3.5 from 3.0.* version. Do not be surprised. You must install Shiretoko (which is I suppose codename for Firefox 3.5) then you can use your upgraded Firef.. Oops Shiretoko.
And at first times of Jaunty; one of my most loved apps, UbuDSL was not working. Because something changed in Ubuntu, it needed an upgrade from developer and then worked. It works like a charm now. Better then Windows or Pardus (does not have an interface but OK) version of similar programs.
Yesterday I selected and added nearly 100 wallpapers and when I reboot they were not on the wallpaper list. Something is going on with the Jackalope but I do not understand that.
If something just does not work like the previous version, I personally do not feel so into that version because of just trying to solve the problems.
Ferrari introduced new F458 Italia last week, a different and tasty looking car with great specifications. They released 4 official HD photos and a flash video that teases about vehicle’s performance with a good-looking interior view that you can see on their site. Before that a lot of spy shots were shown as you remember; on car sites like worldcarfans or motorauthority. There are a lot of them.
After the introduction a user with nickname “JimF” from ferrarichat forum (may require membership) has done some very good but simple Photoshop work and made Ferrari 458 on a lot of colours.
But this one is some different because this time Ferrari F458 looks like just been caught by some fan and taken a very close photo with all those spy “camouflage” but details look well. Here is the link and the photo:
It doesn’t have the shiny red colour or flashy studio lights and may be it doesn’t look as good as the official photos but remember, it’s meant to be unattractive to be tested on the roads without being recognized
When the subject is a new version of their browser, the geek get excited. And also it’s important that Mozilla decides to call it 3.5 not 3.1 anymore, we’re just interested about the new stuff on the new version, aren’t we?
But there’s something that we simply install new version but can not use it permanently. Our extensions that we can not do without them. I installed Firefox 3.5 beta 4 and felt exactly like this. I couldn’t use some of my important extensions like Greasemonkey and Firegestures. And also I prefer to see my browser integrated with Aero look of Windows 7, too. If you haven’t heard yet, Glasser for that, too.
If you just go to mozilla’s addon page and try to install these three extension to your Firefox 3.5b4, al you’ll get is just warnings that your Firefox versions are not supported by these extensions. So??
Are you gonna try or wait? If you want to use your chance, watch these steps.
i) Open your Firefox’s old version. Go to extensions’ page right clikc the button and save them. You may not be able to save at first time, it sometime gives you html files (actually you can change that html’s file extension and make it addons too, but anyway..).
ii) Open that extension that you downloaded to your computer as an archive file.

You’ll see something like this:

iii) After that we will simply modify (really very simply) install.rdf file in the archive with our notepad:
You’ll look for <em:maxVersion>*****</em:maxVersion> tags and there you’ll see that addons max version as “3.0*” or “3.1b4pre” something. You’ll notify that it’s version number of Firefox. Change it to “3.5b4“.
iv) Then simply drag&drop the extension to your browser, install it and restart your browser. That’s it!
If there is no problem with that extension to work with your current Firefox version (here 3.5b4) then it will work smoothly. But for major changes of version your extensions may break your Firefox!! I give no warranty for that. I tried and it just worked for these three extensions. Try your chance.
Yahu ne kadar kolaymış, her seferinde indirdiğim imajı CD’ye yazmaktan, CD hatasız mı yoksa “yazarken en ufak bir sorun olmuş mudur?”, diye düşünmekten, CD’yi kağnı hızında yazıp vakit kaybetmekten, kurarken CD performansı yüzünden kurulumun uzun sürmesinden, her dağıtımın her sürümü için CD harcamak ve sonra bu CD’leri koyacak yer bulamamaktan..
Hepsinden bir seferde kurtuldum.
CD imajını indirdim, Unetbooting’e gösterip 4gb Kingston USB belleğime (ekşi sözlük/flash belleğe türkçe isim önerileri) attım, ardından sistemimi bellekten boot etmek için disk önceliğini USB belleğe verdim. Başlattım, bir kaç next next ekranından sonra (evet linux kurulumu windows kurulumundan kolay) kurulum durumunu gösteren çubuğun 26..27..28.. şeklinde nerdeyse sizin okuma hızınızla birlikte ilerlediğini görüp “yok artık?!” dedim. Bu aşama 1,5-2 dakika sürdü? Bir ihtimal bunda diski Ubuntu’nun 9.04 Jaunty Jackalope’tan itibaren desteklediği Ext4 dosya sistemiyle biçimlendirmiş olmamın da etkisi olabilir. Ardından saate baktım ve Unetbooting’le imajı belleğe atmam dahil geçen sürenin 18 dakika, belki de daha kısa olduğunu gördüm. Yalnız buna, kurulum, sistemin bu sıradaki yeniden başlatmaları, BIOS ayarlarından boot diskim değiştirmem vs vs; her şey dahil. Ve normalde sadece CD’yi yazdığım zamandan bile nerdeyse daha kısa. Bundan sonra daha fazla Linux dağıtımı kurmak daha kolay bir şekilde mümkün olacak. Tabii ki USB modemimi destekleyen Linux dağıtımları arasından.
Yeni diskimi aldım alalı, sistemimle ilgili hayallerim tümüyle suya düşmüş vaziyetteydi, halbuki neler neler olacaktı; 40gb eski IDE’ye Linux’lar, 80gb Sata’ya Xp’siyle Vista’sıyla Windows yerleşecekti. Son aldığım bu diskimde de at koşturur gibi belge depolayacaktım, o film senin, bu müzik benim.. Resim arşivlerimi yer yokluğundan DVD’ye çekmeyecektim artık.
Ancak diski aldıktan sonra öyle olmadı ne yazık ki. Disk yönetimi, North Bridge’i South Bridge’i her şeyiyle kendine has bir alet olan Asus A8V-MX anakartım ve onun vt8251 yongası, zamanında Linux’la az uyumsuzluk yaşamamış Sapphire ATI Radeon 9600xt ekran kartımla öyle garip bir hallere düştüm.
Mandriva, Fedora, Mint, Ubuntu, Pardus vs vs vs… Kotasız internetime dayanarak indirmediğim, CD’lere dökmediğim, kurulum aşamalarının en başında hüsrana uğramadığım popüler dağıtım kalmadı neredeyse. Halbuki önceden disk imajlarını, sonradan CD’ye yazılmış hallerini önce Windows altında Virtual Machine’le deniyordum. Sorunun çekirdekle ilintili olduğu, dağıtım bağımsız olduğu elbette bu kadar denemden sonra açığa çıktı. Önce SATA diskin algılaması sorunu zannettim, bir ara vt8251′den bildiğimi hatırlıyorum, son denediğim işlemlerden birisi ise son aldığım diskim olan WD7500AAKS diskimi Windows’un kafasına estiği gibi dynamic olarak tanımlamasını es geçip diski “basic” (temel) diske çevirmem oldu. Gerçi oldu dedik ama, olmadı; ne yaptıysam olmadı olmadı olmadı.
Üstte iki satırda anlattığım bu süreç bana toplam 1,5 (yazıyla bir buçuk) yıla, takribi 40 kere kasa açıp kapamama, takribi 40 kere kasanın arkasındaki 1038754 adet kablo ve girişi birbirine oturtup yerleştirmeme, disklerin yerini, jumperlarını bilmem kaç kere değiştirmeme, anakartın ayarlarını defalarca fabrika değerlerine getirmeme, internetten saatlerce o forum senin bu wiki benim araştırma yapmama; ve daha da önemlisi bu geçen süre zarfında bu emeğe rağmen Windows’a mahkum olmama ve Linux’u özlememe mal oldu.
Derken Ubuntu forumda yine benimle benzer sorunu yaşayanlarla konularında alıntılarla iletişim kurar, özel mesajlarla durumlarına bir çözüm bulup bulamadıklarını yoklarken, Ubuntu kurulumunda ekranın açılıştaki hata mesajlarını fotoğraf makinemle çekip imageshack’e yükleyip Ubuntu’nun forumuna gönderdim, sebebini tam olarak bilmemekle birlikte, bir arkadaş bana boot esnasında “pci=nomsi” parametrelerini önerdi ve voila!! Bu kadar kolay mıymış dedim kendi kendime, hani bu günlerde popüler şu şans oyunları, süper loto, sayısal loto falan. Çok basit onlarla zengin olmak(!). Tek yapmanız gereken aslında sadece altı adet rakam işaretleyip minimum 50krş veya 1 lirayla o işaretli kuponu en yakın bayiye götürüp yatırmak, yani daha doğrusu bu oyunlardan ödül kazanan insanlar bundan fazla bir şey yapmıyorlar, gerisini Milli Piyango İdaresi yapıyor ve kimin parayı kazanacağını bir prosedürle belirliyor. Benim durumum da enteresan ,yapmam gereken sadece 9 karakter yazmak, ve ben bu dokuz karakteri doğru olarak tutturursam ikramiye olarak Linux’a kavuşacağım. Kolay olmadı tabi, ne kadar zamana, ne kadar emeğe vs vs.. Bahsettik üstte, bir daha vurgulamaya gerek yok.
Her neyse Linux’tayım artık, sistemimde bir adet Ubuntu 8.10 Intrepid Ibex i386, ve pardus 2008.2 Canis Aureus mevcut (tabi Windows olarak da Windows 7 build6956 ve geçenlerde sildiğim Windows Vista’yı da yad etmeden olmaz
). Bir sonraki yazıda bugünlerde pclabs’de de konu olan “Neden Windows/Linux kullanıyoruz?” sorularına cevaplarla birlikte özellikle Ubuntu-Pardus’un şu anki güncel sürümlerinde son kullanıcı açısından yaşanabilecek zorluklar/keşfedilecek kolaylıklar, Linux ve Windows arasındaki farklar ve birbirlerine olan üstünlükleri/dezavantajlarını yine sadece ama sadece “son kullanıcı açısından” ve pratikte olacak şekilde değerlendirmeye çalışacağım. İşin içinde sunucu tarafındaki kriterler hiç olmayacak ve lisans parasının bol bulunduğu ideal bir evrende geçecek
Nerdeyse bir yıl sonra gelen bu yazıdan sonra yakında görüşmek üzere.
Windows Vista o kadar eleştiri aldı, “yeni Millennium oldu, donanımızı beğenmiyor, hem XP’nin üzerine de hatırı sayılır bir şey koymadı” vs vs denirken gözümde kesinlikle bir Millennium vakası değildi. Gerçi SP1′den sonra sürekli durup dururken kilitlenmesi (nihai çözüm format oldu yine) ile yine Windows kullandığımızı hatırladım ama diğer kimselerin şikayetlerine baktıktan sonra “olur o kadar” deyip Windows cephesinde yoluma Vista’yla devam kararı aldım. Ancak Windows’un elini çabuk tutması ve Vista’dan hem daha güzel görünen, hem daha çok özellik barındıran, hem UAC’si daha iyi olmuş ve daha pratik bir sistemi bu kadar çabuk sürmeye kalkışmasıyla Vista, 2. millennium vakası olmaya bir adım daha yaklaştı.
Derken bu şikayetleri duymuş olacaklar(!) ki Windows’un bir sonraki sisteminin erken çıkacağı söylentileri yayılmaya başladı ve ardından Microsoft’un geliştirmecilerine düzenlediği konferanstan sonra Windows’un yeni sistemi olan “seven”ın (yedi) beta sürümleri torrent’lara ve warez sitelerine düşmeye başladı. Konferans’ta duyurulan ve Windows 7′da şekillenmeye başlayan özellikler ilk olarak b6801′de göze batmaya başladı ancak bu sürümde de ilk defa yeni görev çubuğu görünmüyordu, çünkü konferansta bu özelliğin tanıtıldığı 7′ın “build” versiyonu 6933′tü. Ancak yine bir süre sonra aslında bu özelliklerin 6801′de de olduğu ancak kullanıcılardan saklandığı (gizli saklı iş, hile, hurda, tekelcilik; e be Microsoft??) forumlarda dolaşır oldu ve explorer.exe’ye yama yapan bir exe dosyası ile bu özelliklerin açılabildiği fark edildi. Ben de ilk Windows 7 blog yazımı o sürümle birlikte yazmaya karar verdim
.
Bir süre kullandıktan sonra gayet kararlı, resmen beta (ve hatta Windows) olduğuna inanamadığım bir işletim sisteminden sonra, geçtiğimiz günlerde internete Seven’ın yeni bir sürümü daha düştü. Windows 7 beta build 6956. Ve nihayet 6801′de kilidin kaldırılmasına rağmen açılmayan kimi özellikler de artık bu sürümde tam olarak mevcut ve dün akşamdan sonra Vista’dan daha hızlı, 7 b6801′den daha fazla özelliği olan ve çok kararlı bir işletim sistemi kullanıyorum.
6956′nın 6801′den ilk farkı daha kurulum esnasında belli oluyor. Normalde bilgisayarımda Disk1′in MBR’sinde Ubuntu sürümleri ve sonra da Disk2′nin MBR’sine bağlantı var ve Disk2′de de Windows sürümleri olmak üzere iki aşamalı bir MBR sistemi kullanıyorken, 6801 MBR kaydını kurduğum disk olan Disk2′ye yapmıştı. 6956 ise beni şaşırtarak (ve yine başıma iş açarak) kaydını sistemimdeki ön tanımlı disk olan Disk1′e yaptı.
Pek uzun sürmeyen ( 25 dk civarı) bir kurulumdan sonra artık windows başlangıç ekranında 256 renk’ten kurtulmuş görünüyor. Şık bir ekranla gelen özellikler esasında şık bir sistem olan Vista’dan sonra daha da güzel şeyler göreceğimizin habercisi.
Aero’nun üzerine koyduklarını da anlatıp, internnette şimdiden eskimeye başlamış olan Windows 7 incelemelerinden çok kısa bir tanesini daha sona erdirelim.

Windows 7′ın bu sürümünde gelen özelliklerden bir tanesi görünümü ayrıntı “details” yapmadığınız sürece Vista’da da olan; pencerenin üstündeki sıralama kriterini hızlı bir biçimde değiştirmenizi sağlayan o çubuk (name, type, date modified vs gibi alanların olduğu) gitmiş, bu şahsen Windows 7′da şu ana kadar gördüğüm tek kötü özellik diyebilirim. Ardından pencere düğmelerinin boyutlarının büyüdüğünü ve hemen yanlarına “send feedback” (“geri dönüşte bulunun” diye çevirebiliriz sanırım) kısayolunun geldiğini görüyoruz. Bu arada masaüstünde sağ altta “for testing purposes only” (“sadece deneme amacıyla kullanım içindir”) ve Build6956 yazısı bu yaptığımız işin sahte mockup’lar olmadığını ispat ediyor
.
Geliştirici konferansında gördüğümüz özelliklerden bir tanesi olan ve pencereler arasında daha kolay bir şekilde gezinmemizi-göz atmamızı sağlayan bu özellik de mevcut. Şöyle çalışıyor, görev çubuğundaki ön izlemesinin üzerinde fareyle beklediğimiz zaman diğer pencereler sadece şeffaf bir çerçeve gösterirken (pencere kenarı aero tarafından yapılmayan gom player, aimp gibi programların pencereleri hariç), bizim penceremiz haliyle belirginleşiyor ve öne çıkıyor.

7′da masasüstünü göster düğmesinin artık bir kısayol olmadığını ve sağ altta sabit bir şekilde durduğunu önceki önizlemelerden okumuşsunuzdur, bu sürümde gelen bir diğer özellikle “masaüstünü göster”i tıklamadan gelir ve üzerinde beklerseniz masaüstündeki bütün pencereler sadece şeffaf kenarlıklardan ibaret oluyorlar ve masaüstünü görmenizi sağlıyorlar, bu özelliği masaüstüne duvar kağıdı seçmem esnasında her seferinde masaüstünü gösteri tıklarken fark ettim ve en azından bu konuda da olsa işişme yaradı. Bu özellik dikkat ettiyseniz aynı pencere önizlemesinde olduğu gibi; ama bu sefer hç bir pencere önizlemesi üzerinde beklemediğiniz için bütün pencereler şeffaf oluyor. Windows 7′ın bu sürümünden itibaren aero’nun artık olması gerektiği gibi olduğunu ve sadece pencere kenarı şeffaflığı ve pencereleri havada döndürmeye yaramadığını söyleyebiliriz.
Sonuç olarak; şimdiden programlarımı kurdum, ayarlarını yaptım; filmlerimi 7′da izliyor, müziklerimi 7′da dinliyor, torınt’larımı Vista’da kaldıkları yerden 7′da indiriyorum, Pidgin’im bir kenarda, Firefox’um bir kenarda ve kesinlikle Vista’dan daha performanslı olan 7′ı ön tanımlı sistem olarak kullanıyorum.
Ancak 720p’lik (HD) videolarda performansın yetmediği durumlarda yine ücretsiz, açık kaynak Ubuntu’mu açıyor; Windows 7 olsun Vista olsun bütün programlar kapalıyken en hafif oynatıcı olan Media Player Classic’le (internette performans testleri mevcut) bile oynatamadığım videoları, arka planda torınt iner ve Firefox ve dahi Pidgin açıkken Ubuntu’mda seyrediyorum. NE OLURSA OLSUN












